• In English

    LİSTAG (Lambdaİstanbul Aile Grubu) is a group for families and friends of lesbian, gay, bisexual, transvestite , transsexual people in Istanbul, Turkey working under Lamdaİstanbul LGBTT organisation.
  • Aileler Cinselligi Konusuyor!

    Cocugunun, kardesinin veya herhangi bir akrabasinin escinsel, biseksuel, travesti veya transseksuel oldugunu ogrenen ve bu konu hakkinda konusmak isteyen herkesi her ayin ilk persembe aksami Cinsel Egitim Tedavi ve Arastirma Dernegi'nden gonullu psikiyatristlerin katkilariyla duzenledigimiz toplantilara bekliyoruz. Ayrıntılar icin tiklayin!
  • Eşcinsellik Nedir?

    3 Ocak 2009 tarihinde HaberTurK'te Esra Kazancıbaşı'nın hazırlayıp sunduğu "Medikal" adlı programda psikiyatrisiler (Prof. Dr. Şahika Yuksel ve Dr. Nesrin Yetkin) eşcinselliğin ne olduğunu cevaplıyor.

     

    Aşağıdaki kutucuğa tıklayınız!

  • Watch videos at Vodpod and other videos from this collection.
  • Sevgili Ahmet,

    Ölüm haberini acıyla öğrendik. Diyorlar ki eşcinsel olduğun için zaten bir zamandır ailenden tehditler alıyormuşsun, hatta daha da fazlası, bu cinayeti ailenin düzenlemiş olabileceği ima ediliyor... Bunu  aklımıza bile  getirmek  istemiyoruz...

     

    Biz çocukları eşcinsel / biseksüel / travesti /  transseksüel olan bir grup ebeveyniz ve diliyoruz ki bu topraklarda cinsel yönelimi ve cinsiyet kimliği ne olursa olsun insanlara yöneltilen şiddet artık son bulsun.

     

    Diliyoruz ki aileler çocuklarına sevgiyle yaklaşıp, bu durumun bir hastalık olmadığını öğrensinler, daha çok okusunlar, daha çok dinlesinler... Diliyoruz ki basınımız "eşcinsel gencin sonu" gibi başlıklar atmasın artık...

     

    Biliyoruz bunu söylemek seni kaybetmiş olmamızı değiştirmeyecek ama bilmeni ve bilmelerini isteriz ki ailelerine açılan tüm eşcinsel / biseksüel / travesti / transseksüel bireyler ailelerinden nefret ve şiddet görmüyorlar.

     

    Bilmiyorlar ki çocuklarını reddeden aileler aslında kendilerinden kaçıyorlar ve çok daha zengin bir yaşamı kaçırıyorlar.

     

    Hoşçakal Ahmet... Eğer ki nefret suçuna ya da namus cinayetine kurban gittiysen, umarız ki sonuncusu olursun...

     

    Lambda İstanbul Aile Grubu

     

     

    Bianet Haber:

     

    LGBTT Dernekleri: Öğrenci Yıldız Eşcinsel Olduğu İçin Öldürüldü

     

    Ahmet Yıldız'ın Cenazesi Adli Tıp'tan Alındı

     

     

     

Gecirdigi beyin kanamasi nedeniyle hala hastanede yatan arkadasimiz Aydin’in annesinden bir mektup…

Ulrike (Aydın’ın annesi): Aşağıdaki yazıyı aylar önce yazmıştım. Aydın 13.09.2009 da ağır bir beyin kanaması geçirdi. Ameliyat oldu, bizler şimdi onun uyanmasını bekliyoruz. Hayat bize neler getirir hiçbir zaman bilemeyeceğiz. Lütfen, sevgili anneler, babalar ve yakınlar, sevdiğinizi tanıma şansını kullanın. Biz şu an, onu beklediğimizi ve sevdiğimizi bildiğini biliyoruz.

OĞLUM

Oğlum Aydın, ilk cinsel deneyimini arkadaşımın oğluyla yaklaşık onbir yaşındayken yaşamıştı. Arkadaşımın oğlu annesine anlatmıştı ve ikisi yaşananları anlatmak için bize gelmişlerdi. Büyük kızım ve ben hayretler içinde kalmıştık, bir müddet söyleyecek kelime bulamadık, korkmuştuk. Ayrıca inanamamıştık. Tabii bu durumu Aydın’a hemen sordum. Arkadaşımın anlattıkları doğru muydu? Korkmuştu, şaşırmıştı, sanırım öğreneceğimizi düşünmemişti. Defalarca ona bana gerçeği anlatabileceğini söyledim. Hala onun, bizim için korku dolu o günde, neler düşündüğünü ve hissettiğini bilmiyorum. Sonunda böyle bir ilişki yaşadığını söyledi bana. Evet, arkadaşıyla cinsel bir deneyimi olmuştu. Hemen gittim arkadaşımı sakinleştirdim, her şeyiyle ilgileneceğime dair söz verdim. Ama nasıl ilgilenebilirdim? Ne yapmam gerekirdi? Bunları bilmiyordum… Tabii ki önceleri eşcinsellik hakkında bir şeyler duymuştum; geyler ve lezbiyenler vardı… Kesinlikle onlara karşı bir  önyargım da yoktu. Fakat insanın kendi oğlu eşcinselse ne yapılabilirdi bilmiyordum. Eşim o tarihte Almanya’ya gitmiş, şansını orada denemek istemişti. Tek başıma oğlumla ilgilenmeyi deneyecektim. İyi ki büyük kızım hep yanımdaydı, bütün ‘yol’ boyunca bizi yalnız bırakmadı.

O günün gecesi çok zordu. Korkuyordum. Ne yapmam gerekiyordu bilmiyordum. Ne olacağını bilmiyordum. Şansımıza eşim evde değildi artık. Yoksa neler olurdu tahmin edemiyorum. Geceyi ağlayarak geçirdim.

Ertesi gün, küçük kızımı ve Aydını okula yolladıktan sonra, büyük kızımla oturduk, düşündük ve bir psikologa gitmeye karar verdik. Gittiğimiz Psikolog Aydın’ın belki de eşcinsel olmadığını ve bir çeşit cinsellik merakı olabileceğini söyledi. Eğer Aydın da kabul ederse onunla görüşebileceğini söyledi, fakat baskı yapmamamız gerektiğini anlattı bize. Gelmek istemezse, onu biraz meşgul etmemizin zararı olmadığını söyledi; spor veya herhangi bir hobi olabilirmiş bu meşguliyet… Daha fazla üstüne düşmemek lazım dedi, beklememiz gerektiğini anlattı. Bu tavsiyelerle eve döndük. Akşam kızım ve ben Aydınla konuştuk, sorduk. Ama Aydın bir psikologa gitmek istemediğini söyledi. Onun isteğini kabul ettik. Baskı yapmadık hiç. Kız kardeşiyle onu bir müddet voleybola verdik. O dönemde bütün gün çalıştığım için, okuldan sonra yanıma çağırıyordum, evde çok yalnız kalsın istemiyordum.

Bizim aile için çok zor bir dönemdi. Hemen her gece ağlıyordum ve dua ediyordum, belki de eşcinsel değildir diye. Eşcinsellik hakkında hiçbir bilgim yoktu, sadece hep alay edilirdi onlarla ve bunu asla istemiyordum. İnternetimiz yoktu daha o zaman, televizyonda eşcinseller hakkında yayınlar yoktu, benim de ne dergilerim ne de kitaplarım vardı bu konu hakkında. Ve kime sorabilirdim? Kime sorunumuzu anlatabilirdim? Danışabilirdim? Arkadaşımı o günden beri hiç görmedim. Evliliğin ve çocuk doğurmanın çok önem taşıdığı eşimin ailesine mi anlatabilirdim? Hayır, ben yalnızdım. Annemlere de telefonda böyle bir şeyden bahsetmek istemedim. Dolayısıyla sustum, geceleri ağlayarak ve dua ederek geçirdim. Aydınla da eşcinsellik hakkında konuşmak istemedim. Çok konuşursam belki benim yüzünden eşcinsel olurdu? Ayrıca benden utandığını düşündüm hep. Beklemeye başladım. Zamanla uykusuz ve ağlayarak geçirdiğim geceler azaldı. İki çocuğum ve bir sürü sorunlarım vardı. Ayrıca bazen, sorunları konuşmayınca onların ortadan kalktığını sanıyor insan. Arada bir kız arkadaşı da oluyordu. Ama her nedense, geldikleri gibi kayboluyorlardı.

Sonra cep telefonu mesajın gecesi geldi. Mesaj geldiğinde daha bilgisayarımın önünde oturuyordum ve oyun oynuyordum. “ Anneciğim, sana eşcinsel olduğumu söylemek zorundayım. Seni seviyorum, Aydın”. BU mesaj geldiğinde oğlum artık 19 yaşındaydı ve başka bir şehirde üniversitede okuyordu.

Allahım, oğlum eşcinsel! Şimdi ne olacaktı? Babası ne diyecekti? Okulu ne olacaktı? Kayınvalidem ne diyecekti vs. vs. vs. … Ne yapacağım şimdi? Düşünmeye başladım. Oğlum olmadan yaşamak ister miyim? HAYIR. Onu şimdi daha az mı seviyordum? HAYIR. Biz bir aile miyiz? EVET.

Sonra büyük kızımı yanıma çağırdım. Seneler boyunca bekledik, olayları unutmaya çalıştık. Artık biliyorduk. Ne yapacaktık?

Ertesi gün Aydın telefon açtı. Genelde Cuma öğlen otobüse biner gelirdi. Bu sefer telefon açtı. Bir şey mi olmuştu. Korku dolu bir sesle mesajı alıp almadığımı sordu. Aldım oğlum dedim. “Peki ne olacak anneciğim” dedi.  “Eve gel konuşuruz” dedim. “Geleyim değil mi” dedi. “Tabii oğlum, seni seviyorum” dedim. Anladım ki, Aydın onu istemeyeceğimi düşünmüş ve korkmuştu. Aydın geldi ve birbirimize sarıldık. Oğlumu hep çok seviyordum, neden şimdi sevmeyeyim ki? Uzun bir zaman konuştuk, ama çok dikkatli tabii. Onu kıracağımdan korktum hep, ya da yanlış bir şeyler söylemekten çekindim. İleriki zamanlar da sık kavga ediyorduk. Küçük önemsiz şeyler için tartışıyorduk bazen. Aslında konu eşcinsellikti, ama her zaman açık konuşamıyorduk. Onu zamanla öğrendik.

Arada sevdiği kişilerle de tanıştım. Oğlumu tanımak istiyordum. Sevdiği kişiyi kabul ediyordum. Aşık olmuştu, ve bir zaman sonra sevgilisinden ayrıldı. Çok acı çekti, aylar boyunca unutamadı. Anladım ki, eşcinsel oğlum heteroseksüel biri kadar acı çekiyordu. Peki farklı olan neydi? Hep arkasında olmaya çalıştım. Fakat şimdi biliyorum ki, yeterli değildi.

Geçen sene Aydın,  LİSTAG’ın (Lambdaistanbul Aile Grubu) bir yemeğine gelip gelmeyeceğimi sordu. Aslında çok istemiyordum, hep yabancı insanlar ve kiminle ne konuşabilirdim ki? Yine de “tamam oğlum, gelirim” dedim, çünkü gelmemi arzu ettiğini fark etmiştim. Ve ikimiz o buluşmaya gittik. Çok rahat bir ortamdı. Baştan sona kadar kendimi çok rahat hissettim. Aramızda bir bağ vardı çünkü. Gey, lezbiyen veya transseksüel yakınlarımıza olan sevgi bizleri müttefik yapıyordu. Ayrıca kendimi özgür hissettim, orada bir şey saklamak zorunda değildim. Herkese eşcinsel oğlumla ne kadar gurur duyduğumu anlatabiliyordum. Çünkü o sadece harika bir insan değil, aynı zamanda bana eşcinselliğiyle daha açık olabileceğimi öğretiyordu.

Aylık LİSTAG yemeklerimizde gerçekten sadece yemek yeniyor, eğleniliyor ve sohbet ediyoruz. O buluşmalarda Günseli, Sema, Pınar, Ömer ve Şule ile tanıştım. O zamana kadar oğluma yeterince destek olduğumu sanıyordum. Onlarla tanıştıktan sonra anladım ki, aslında hiçbir şey yapmıyordum. Artık ben de bir şeyler yapmak istiyordum ve yavaş yavaş ben de onlara katılmaya karar verdim. Ayda bir defa CETAD’da (Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Dernegi) gönüllü iki psikolog eşliğinde sohbet ediyoruz. Korkularımızı ve tecrübelerimizi anlatabiliyoruz, eşcinsellik hakkında ne bilmek istiyorsak sorabiliyoruz. Haftada bir defa bir kafede buluşuyoruz, bazen yapacağımız şeyleri konuşuyoruz, bazen yeni bir eşcinsel yakını geliyor onunla sohbet ediyoruz. Aslında bunları oğlum için yapmak istiyordum, kendini daha rahat ve güvende hissetsin diye. Ama fark ettim ki, ben kendimi daha mutlu ve güvende hissediyorum. O zamana kadar sadece “arkandayım” diyordum, şimdi “yanındayım” diyorum ve o bunu görüyor…

Aydın bana çok şey öğretti. Ve elimden geldiği kadar onun “kabul edilme” savaşında yanında olacağım.

Hikayemizi aylar önce yazmıştım. Bunları yazarken hiç zorlanmadım ve yazarken de ağladım. Neler yaşamışız meğer… Bizi hiçbir şeyin ayıramayacağını biliyorum. Sevgimiz çok büyük çünkü. Aydın’a hikayemizi okuduğumda, artık onun da benimle gurur duyduğunu hissettim.

Bazen düşünüyorum da, hayvanların koşulsuz sevgilerinden bahsedilir hep. Neden biz insanlar hep şartlı veya koşullu sevmeyi deniyoruz. Biz de koşulsuz sevebiliriz. Bu gücümüz var.

Ulrike-Aydın’ın annesi

3 Yanıt

  1. Ulrike Hanım,

    Sizi tanımıyorum, Aydın’ı da tanımıyorum.Şu an için onunla tek ortak yanımız aynı okulda okuyor olmamız.İyi olup da okuluna geri döndüğünde, yolunu kesip ona bir çay ısmarlayacağım, yeniden “hoş geldin” diyeceğim.. ve emin olun bunu yapmak isteyecek tek kişi de ben değilim…İnsan, üzülüyor.İnsan gibi insanlardan,dirençli ve temiz insanlardan geç haberdar olunca..ama merak etmeyin eminim ki; benim de onunla tanışmak,sohbet etmek için, bir şansım olacak..size güç, aydın’a şifa diliyorum..
    sevgiler

  2. Bence bu yazı da aile kitapçığının bir dahaki baskısında eklenmesi gereken bir yazı. Belki de açılma hikayelerinin aile yüzünü derleyeceğimiz bir başka kitapçığın ilk yazısı.
    Ulrike, seni tebrik ediyorum ve Aydın’a acil şifalar diliyorum.

  3. Çok çok güzel bir yazı olmuş. Bir gün ebeveynlerimden birinin o toplantılardan olmasını öyle çok istiyorum ki… Anneme bu yazıyı da göndereceğim, umarım bir gün bir şey değişir…..

Yorum Yapın