• In English

    LİSTAG (Families of LGBTs in İstanbul) is a voluntary suppport and solidarity group for families and friends of lesbian, gay, bisexual, and trans people in Turkey since January 2008. More available at ENGLISH page.
  • Aileler Cinselligi Konusuyor!

    Cocugunun, kardesinin veya herhangi bir akrabasinin escinsel, biseksuel, travesti veya transseksuel oldugunu ogrenen ve bu konu hakkinda konusmak isteyen herkesi her ayin ilk persembe aksami Cinsel Egitim Tedavi ve Arastirma Dernegi'nden gonullu psikiyatristlerin katkilariyla duzenledigimiz toplantilara bekliyoruz. Ayrıntılar icin tiklayin!
  • Videolar

    Çeşitli programlarda çıkan uzmanlar cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim ile ilgili soruları yanıtlıyorlar

  • Sevgili Ahmet,

    Ölüm haberini acıyla öğrendik. Diyorlar ki eşcinsel olduğun için zaten bir zamandır ailenden tehditler alıyormuşsun, hatta daha da fazlası, bu cinayeti ailenin düzenlemiş olabileceği ima ediliyor... Bunu  aklımıza bile  getirmek  istemiyoruz...

     

    Biz çocukları eşcinsel / biseksüel / travesti /  transseksüel olan bir grup ebeveyniz ve diliyoruz ki bu topraklarda cinsel yönelimi ve cinsiyet kimliği ne olursa olsun insanlara yöneltilen şiddet artık son bulsun.

     

    Diliyoruz ki aileler çocuklarına sevgiyle yaklaşıp, bu durumun bir hastalık olmadığını öğrensinler, daha çok okusunlar, daha çok dinlesinler... Diliyoruz ki basınımız "eşcinsel gencin sonu" gibi başlıklar atmasın artık...

     

    Biliyoruz bunu söylemek seni kaybetmiş olmamızı değiştirmeyecek ama bilmeni ve bilmelerini isteriz ki ailelerine açılan tüm eşcinsel / biseksüel / travesti / transseksüel bireyler ailelerinden nefret ve şiddet görmüyorlar.

     

    Bilmiyorlar ki çocuklarını reddeden aileler aslında kendilerinden kaçıyorlar ve çok daha zengin bir yaşamı kaçırıyorlar.

     

    Hoşçakal Ahmet... Eğer ki nefret suçuna ya da namus cinayetine kurban gittiysen, umarız ki sonuncusu olursun...

     

    LİSTAG

     

     

  • Yeni yazıları emaille takip etmek için emailiniz girip "Üye olmak istiyorum" butonuna tıklayınız.

    Join 46 other followers

  • Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Aliye Kavaf’ın Eşcinsellikle İlgili Düşüncelerine Dair…

    Bizler, ailelerinde eşcinsel, biseksuel, travesti ve transseksüel çocukları ve yakınları olan bireyler -özellikle anne & babalar olarak- Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Aliye Kavaf’ın basında yer alan eşcinselliğin biyolojik bir bozukluk, bir hastalık olduğuna dair düşüncelerini endişeyle karşılıyoruz. Kendisini de bir anne ve bir aile üyesi olarak bir gün yakın çevresinde böyle bir durumla karşılaştığında neler hissedebileceğini düşünmeye davet ediyoruz; zira eşcinsellik bir hastalık değildir, çocuğunuzu veya bir yakınınızı bunu bilmeden “tedavi” amaçlı götüreceğiniz her uzman -eğer etik kurallar içinde davranıyorsa- bu gerçeği sizin yüzünüze söyleyecektir.

    Sayın Kavaf,

    İşte o zaman, ebeveyn olarak neler hissedebileceğinizi bir düşünün…Toplumumuzda yerleşik olan homofobik ve transfobik düşünceleri, çocuğunuza duyduğunuz sevgiyle karşılaştırdığınızda nasıl karşınıza alabileceğinizi bir hayal etmeye çalışın…üstelik bir gün yaşadığınız ülkenin Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı bu olumsuz düşünceleri dile getirirse bu durumda olan ailelerin kaçının çocuklarını “tedavi” adı altında yapılan maddi ve manevi baskılara maruz bırakacağını, kaçının değişmeyen bir gerçeklik karşısında çocuklarını kendilerinden uzaklaştıracağını, hatta düşünmesi bile korkunç ama kaç tane daha “Ahmet Yıldız” cinayeti vakası yaşanabileceğini lütfen bir an için aklınıza getirin…

    Aile, bakanımızın düşündüğü gibi sadece heteroseksüel bireylerden oluşmaz, eşcinseller de heteroseksüeller gibi aile kurarak mutlu bir yaşam sürdürebilirler. Bu anlamda, ülkemizde aileden sorumlu devlet bakanı ve onun makamının bu toplumdaki TÜM ailelerden sorumlu olmasını diliyoruz.

    LİSTAG

‘Oğlum benim öğretmenim’

This article is also available in English “My son is my teacher

Disponibile anche in italiano “Mio figlio è il mio maestro”

“Çocuklarına çok düşkün bir anneydim. Sanki hayatımı onlara adamıştım. Dünya bir yana onlar bir yana diye düşünürdüm hep. Sanki onlara bir şey olsa, ondan sonrası düşünemeyeceğim kadar karanlıktı.
Tolga/Oğlum benim ikinci çocuğumdu. Onu toplumun bakışına, toplumun beklentilerine gore yetiştirmeyi arzuluyordum. İdeal annelik rolümü çok iyi oynadığıma kendimi inandırmıştım. Çoğu annenin de yaptığı gibi sürekli çocuklarımı gözlemler, onların sıkıntılarını hafifletmeye çabalar, onların önünde gider yollarını açar, onları koruyup kollayarak hayatta yürümelerine yardım ederdim. Bugünkü gözümle baktığımda onlara ne kadar bağımlı olduğumu görüyorum. Onların yürümelerine yardım etmekten çok kontrol ettiğimi fark ediyorum.
Ergenlikle birlikte oğlum gergin ve huzursuzdu. Onda bir şeylerin değiştiğinin farkındaydım. Onunla uzun konuşmalarımızdan, davranışlarından eşcinsel olabileceğini veya kendini öyle zannettiğinden şüpheleniyordum. Ben de huzursuz ve gergin olmuştum. Bu düşünceler aklıma geldikçe; ‘Yok canım, olur mu öyle şey? Biz onu çok iyi yetiştiriyoruz’ diye kendimi kandırıyordum. Bu kafa karışıklıkları elbette ki böyle süremezdi.
Bir gün onu soru yağmuruna tuttum. Beş saatlik sürenin ardından bana eşcinsel olduğunu söyledi. İşte o an ondaki rahatlamayı gözlerinde gördüm. Ağlamayı kesişini ve sakinleştiğini çok net hatırlıyorum. Tabii ondaki rahatlamanın aksine benim de başıma dünya yıkılmıştı. Yıllar önce babamı kaybettiğimde de böyle bir acı yaşamıştım… Kayıp… 17 senedir tanıdığım oğlumu kaybetmiştim. Onunla kendini vareden ben de kendimi kaybetmiştim. Şimdi onu hiç tanımıyordum.
Kafamda onunla ilgili oluşturduğum tüm örneklerden uzaktı bu eşcinsellik… Ne hisseder? Neler düşünür? Daha doğrusu nedir bu eşcinsellik? Benim çok iyi tanıdığımı zannettiğim oğlum yoktu artık. Sanki bir yabancıydı karşımda duran. Bir müddet bir psikologdan yardım aldık. Psikolog beni kendime döndürdü. Bu arada eşcinsellikle ilgili makaleler, kitaplar okumaya başladım. Bilgilendikçe korkum azalmaya başladı. Toplumun neden eşcinsellerden korktuğunu anlamaya başladım. Bilgisizlik ve yeni bilgiye direnmek en kötü hastalıklar bence. Onu yeniden tanımaya ve keşfetmeye başladım. Bu çalkalanma döneminde hep şunu düşündüm. Bir insanı sevmekten öte nereye gidebilirdim ki? Onu değiştirmeye zorlamak, olmak istemediği bir kalıba sokmaya çalışmak sadece aptallıktı. O benim evladımdı, canımdan bir parçamdı ve ben onu çok seviyordum. Neden korkuyordum ki? Benim istemediğim biri olmasından mı? Hayallerime ters düştüğü için mi? Fark ettim ki ben onu şimdiye kadar hep koşullu sevmişim. Koşullu sevmek beklenti barındırır. İstedikleri gerçekleşince insan sevdiğini düşünür…. Ben doğru sevgiyi öğrenmek istedim. Önce kendimi severek işe başladım. Bu sayede çocuklarımı daha çok sevdiğimi fark ettim.
Onunla birlikte sanki ben yeniden doğdum. Kendimi yeniden tanıdım. Hayatım ve hayata bakışım tamamıyla değişti. Arkadaşları, sevgilileri ve çevresiyle tanıştıkça yepyeni şeyler öğrendim, keyif aldım. Geç de olsa kendime onun sayesinde ‘Ben kimim?’ diye sorabildim. İşte bunun için o benim öğretmenim. İyi ki oğlum eşcinsel yönelimini bizimle paylaştı. Bu sayede dünyaya ve insanlara bakış açım artık farklı.
Buradan eşcinsel annelerine sesleniyorum. Lütfen çocuklarınızı dinleyin, onlara yakın olun. Önyargılarınızla onları korkutmayın, değiştirmeye çalışmayın. Belki onlar yerine asıl değişmesi gerekenler sizlersiniz. Bu çevre dediğimiz, toplum dediğimiz kurallarına uymaya çaba sarfettiğimiz sistemin hatalı olabileceğini düşünün. Okumaktan kaçmayın ve kendinizi bilgilendirin. Bizler onlara mutlu bireyler olmaları adına artık tüm dünyada hastalık olmadığı kabul edilmiş bir gerçeği reddederek sadece mutsuz gelecekler hazırlıyoruz. Oysa ki gerçek sevgi kabullenicidir, Çocuklarınıza bakarken hep şöyle düşünmeye çalışın: Şimdi, burda ‘sevgi’ olsa ne yapardı?”

RADIKAL GAZETESI – 26.08.2006

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=196836

2 Yanıt

  1. Bir önceki endymion’un yorumu ile ilgili yazmak istedim. Annesi beğenmediği özellikleri yüzünden onun midesini bulandırıyormuş ve kendi haline bırakmış. Bu çifte standart değil midir? Metinde “oysa gerçek sevgi kabullenicidir.” diyor. Yani siz de annenizi koşulsuz sevmiyorsunuz. Sizin beğendiklerinizi beğenmediği sürece sevmeyeceksiniz, midenizi bulandıracak ve kendi haline bırakacaksınız. Sizin tavrınızın annenizin tavrından hiçbir farkı yok. Kendiniz gibi düşünmeyenler midenizi bulandırıyor.

  2. herkesin annesi sizin gibi önyargılarına karşı mücadele edebilseydi bu toplum çok farklı bir görünümde olurdu ama yobaz olmak konusunda ısrarcılar maalesef.benim annem tam bir eşcinsel düşmanı ve açıkçası midemi bulandırıyor.sadece eşcinsellere değil,kürtlere ve başörtülü kadınlara da şiddetle karşı çıkıyor.ben onu ırkçı haliyle kendine bıraktım,ne hali varsa görsün.size oğlunuzla güzel bir hayat diliyorum,umarım birlikte iyi işler çıkarırsınız :)

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 46 other followers